ÇIRAKLIKTAN USTALIĞA UZANAN BAŞARI ÖYKÜSÜ
Herşey bir pastacı dükkanına çırak olarak girmesi ile başladı. Çırak olarak başladığı yerden usta olarak ayrıldı bugün 1979 yılında kurduğu İkbal pastanesi üç kuşaktır yaşatılıyor. Dedenin temellerini attığı pastacılık sektöründe bugün torunları yeni nesil pastacılık ile Polatlı sınırlarını aşarak Yurtdışına ihracat yapıyor.1979 yılında başlayan İkbal serüveninde dede, ve torunlarla konuşarak ilk adı ile İkbal ve bugün İkbal’s -Karemiş olarak ticari hayatını sürdüren hikayeyi konuştuk.
“HİÇ PASTA YEMEMİŞTİM”
Hemşinli Müslüm Yağcı’nın hayatında ilk defa yediği yaş pasta , onu geleceğin ustası yaptı. Hemşin'de bir sinema çıkışı ağabeyi ile hayatında ilk kez yediği yaş pastanın hoşuna gitmesi ile başlayan serüven ... Bir gün sinema çıkışı ağabeyim pasta aldı. Hayatımda hiç pasta yemedim ki. Nasıl güzel bir şeymiş bu dedim. Ağabeyim iyi o'zaman seni pastacı yapalım dedi. Ve beni 12 yaşında iken çalışmam için bir pastaneye verdi. Ordada 6 ay çalıştım. Bir süre sonra Hemşin’den Ankara’ya oradan’da Polatlı’ya geldim. Burada Başkent pastanesinde çalışmaya başladım. Mesleğe böyle başladım ve yaklaşık Başkent pastanesinde 20 yıl çalıştım.Orada imalathaneden, tezgaha herşeyi öğrendim . 1979 yılında kendi işimi kurmaya karar verdim. 23 Eylül 1979 yılında pastanemizi açtık. Küçük bir pastane olarak açtım. O dönemde talep düşündüğün üzerinde oldu çok fazla pasta ve özellikle dondurma satardım. Hatta bana sorarlardı sen falanca yerde çalışırken neden böyle dondurma yapmıyordun? Bende derdim ki; bana ne malzeme vermişlerse onu yapıyorum”.Dondurma yaparken çok dikkat ederdim, sütüne , salebe herşeye.İşimde çok titizim. O yıllarda çocukların okula gidiyordu. Okuldan geldiklerinde bana yardım ederlerdi. Rahmetli hanımım en büyük destekçim oydu. Gece gündüz beraber çalışırdık .Çocuklarımdan büyüğünü salonda , küçüğünü imalathanede yetiştirdim .
“ÇOK ÇALIŞTIM , MÜŞTERİLERİMİZDE HAKKINI VERDİ”
Cam tezgaha ilk olarak kendi yaptığım pastaları koydum. Düşünürdüm imalathaneye girer yapardım . Hiç uyumadığım zamanlar oldu.Çalışmamızın karşılığını da müşterilerimiz fazlası ile verdi. Çok güzel çok çok iyi müşterilerim vardı. Ben çok çalıştım ama müşterilerim de beni hep destekledi. “dedi.
İSİM YARIŞMASI DÜZENLENDİ
Röportaj esnasında geçmiş günleri yeniden yad ederek gözleri dolan Müslüm YAĞCI , işyerini açacağız ama isim yok. Ne yapalım en iyisi isim yarışması düzenleyelim dedik. Matbaacımız afişler hazırladı, ödüllü yarışma yaptık. Polatlı halkına duyurduk, herkes bir isim yazdı verdi . Üç isim öne çıkmıştı. Bine yakın isim geldi. Palmiye, Flamingo, İkbal.Bu üç isim içinden İkbal’i uygun gördüm, kimsede yoktur diye düşündüm. Aradan 2 yıl geçti Afyon’a gittim. Nerede yemek yiyebiliriz diye sordum bana İkbal restoran dediler şaşırdım ama hoşumada gitti. İlk iş yerimin açılışını yapacağım. O kadar yorgunum ki ama bir o kadar da heyecanlı. Kaymakam bey açmıştı o'zaman , çok mutluydum. O gün yaptığımız tüm ürünler tükendi, hemen işe koyulup tezgahı yeniden doldurduk.Dükkanı açtığımda yaşım 35 idi. Bu dükkan artık küçük geliyordu. Yan tarafında bir dükkan bularak daha büyük bügün hala hizmette olan bu dükkanımızı açtık.”sözleri ile ilk günkü heyecanını yeniden yaşadı.
Dededen toruna üç kuşak pastacılık sektöründe başusta Müslüm Yağcı, küçük oğlu Başer Yağcı’ya , amca Başer Yağcı’da bayrağı yeğeni Yakup Yağcı’ya devretti. Başusta Müslüm Yağcı, “bir süre sonra oğlum Başer benim yerime geçmeye başladı, torunum Yakup ‘ta yetişince ben yavaş yavaş onlara bıraktım. Ama halen gelirim , imalathaneye girerim, tezgaha bakarım, tadarım, kontrol ederim” dedi.
“PASTA YAPACAK ŞEKER BULMAZDIM
Geçmiş yıllarda pasta yapacak şeker ve yağ bulamadığını söyleyen Müslüm Yağcı “ ozamanlar yumurta çırpıcı yoktu , elimle çırpardım, şeker yağ olmazdı, bulmazdık koly kolay. Şimdi bakıyorum,herşeyi makineler yapıyor. Ben elimle şekil verirdim pastalara şimdi aparatlar çıkmış herşey daha kolay. O zamanlar parasızlık vardı, her istediğimizi alamazdık , kıt kanaat imkanlarla bugüne geldik. Torunlarım yetişti, kimi üretimde, kimi satışta, kimi diğer işletmelerin başında. Aslında onlara kızıyorum daha doğrusu üzülüyorum, çok yoruluyorlar . Ben sadece pastahane işletirdim. Şimdi fabrika var, oteller var. Hem Türkiye içine hem yurt dışına ürün gönderiyorlar.
“YAKUP ELİMİ ALDI”
Yakup torunum benim elimi aldı, artık usta o. Halen o pasta yaparken gelirim , bakarım, oda bana danışır. Eksik yaptığı bir şey olursa soylerim. Zaman zaman müşteriler geliyor Müslüm amca bak bu torun diyorlar. Benim gençlik zamanlarımda müşterilerim evlenmiş çoluk çocuk sahibi olmuşlar .Ozamanların gençleri şimdi aileleri ile halen geliyorlar. Dükkanın karşısına geçip bakınca mutlu oluyorum, gurur duyuyorum. İnsanın kendi eserinin yıllar sonra dahi ilk günden daha iyi şekilde hizmet vermeye devam ettiğini görmek onur verici.”dedi.
YAKUP YAĞCI İKBAL'S'İN ÜRETİM GÜCÜ OLDU
Polatlı'nın köklü markalarından İkbal's Pastaneleri'nde üç kuşaktır süren lezzet yolculuğu, bugün genç usta Yakup Yağcı'nın ellerinde devam ediyor. Dedesi Müslüm Yağcı'dan öğrendiklerini modern eğitim ve teknolojinin imkanlarıyla birleştiren Yakup Yağcı, Türkiye'nin dört bir yanına ve Avrupa'ya ulaşan ürünlerin hazırlanmasında önemli rol üstleniyor.
Aşçılık lisesinin ardından turizm alanında yükseköğrenim gören Yakup Yağcı, çocukluk yıllarından itibaren dedesi Müslüm Yağcı'nın yanında yetişti. Pastanenin içinde oyun oynayarak büyüdüğünü belirten Yağcı, zamanla işin mutfağına girerek mesleğin inceliklerini öğrendiğini söyledi."Dedem pasta yaparken hep yanında olmak isterdim" diyen Yağcı, "Lokumu, dondurmayı ve pastacılığın birçok püf noktasını bana dedem öğretti. Bugün Türkiye'nin birçok noktasına ve Avrupa'ya gönderilen ürünlerin üretiminde görev alıyorum" ifadelerini kullandı.İkbal's markasının Karamiş adıyla Türkiye'nin hemen her bölgesine ürün gönderdiğini belirten Yağcı, son iki yıldır Avrupa ülkelerine de ihracat yaptıklarını söyledi. Polatlı'dan çıkan ürünlerin Hollanda ve Belçika gibi ülkelerde tüketilmesinin kendisi için büyük gurur kaynağı olduğunu dile getirdi.
"DEDEMİN DÖNEMİNDE MALZEME BULMAK ZORDU"
Dedesi Müslüm Yağcı'nın yokluk yıllarında büyük mücadele verdiğini anlatan Yakup Yağcı, geçmiş ile günümüz arasındaki farklara dikkat çekti."Dedemin anlattığı dönemlerde şeker, yağ ve birçok malzemeyi bulmak çok zormuş. Muzun kilosu pastadan daha pahalı olduğu için sayıyla alınırmış. Bugün ise ürünlere daha kolay ulaşabiliyoruz ancak o dönemlerin kıymeti ve emeği çok farklıydı" dedi.Dedesiyle zaman zaman kuşak farklılıklarından kaynaklanan fikir ayrılıkları yaşadıklarını ancak bunun her zaman yapıcı olduğunu ifade eden Yağcı, geçmişin tecrübelerini modern üretim anlayışıyla harmanladıklarını belirterek ,dedesinin yıllar önce tamamen el emeğiyle şekerden yaptığı dönme dolap, Kız Kulesi ve cami maketlerinin kendisine ilham verdiğini anlattı.
"PASTACILIK MUTLULUK MESLEĞİ"
Mesleğini severek yaptığını ifade eden Yakup Yağcı, "Pasta insanların mutlu günlerinde yanında olan bir ürün. Doğum günlerinde, kutlamalarda, özel anlarda tüketiliyor. İnsanların mutluluğuna katkı sağlamak çok özel bir duygu" dedi.
"GENÇLER BABA MESLEĞİNİ ÖĞRENSİN"
Yeni nesillere de tavsiyelerde bulunan Yağcı, her gencin ailesinin mesleğini öğrenmesi gerektiğini belirterek, "Doktor da olabilir, mühendis de olabilir ama baba mesleğini bilmek çok önemli. Ben kendi çocuklarımın da bu mesleği öğrenmesini istiyorum. Çünkü bu hem bir meslek hem de bir aile mirası" diye konuştu.
DEDEDEN TORUNA ÜÇ KUŞAK PASTACI
ismini taşıdığı gibi, mesleğini devam ettiriyor. Dedenin ardından , baba ve amcaların sektöre girmesi ile üçüncü kuşak olarak pastacılık sektörüne devam ettiren Müslüm Yağcı,nin mesleğe başlamasından bugüne hikayesini dinledik.
Müslüm Yağcı “ Dedemin pastacılık sektörüne başlaması ile ilerleyen süreçlerde babam ve amcamda kendlerini işin içinde bulur. Ben ve kuzenlerimde küçüklükten girdik mutfağa.O dönemlerde bulaşık yıkar, tezgahları siler, müşterilere servis bile yapardık. Bizler üçüncü kuşağız. Aile işletmesi olduğu içinde bizlerde o zamanlardan yetiştirildik. Bir yandan çocukluğumuzu yaşarken diğer yandan aslında geleceğin ustalarını hazırlıyorlardı. Ticaretin içinde büyürken, şu anda işin işletme kısmında olduğum için meslek tecrübemi eğitimle tamamlayarak işletme okudum.
DEDE-BABA-ÇOCUK ÜÇ KUŞAK AYNI MESLEKTE
Bizler dededen aldık, babadan aldık, amcadan aldık. Üçüncü kuşak olarakda bu dönemin kardeşleri ve kuzenler olarak işi bölüştürk.İşin pazarlama satış kısmına bakıyorum. Kuzenim üretim kısmında kardeşim ise pazarlama ve üretimde devam ediyor.
Geçmişten bugüne farklılaştık. Yeni girişimlerle dün bir şube iken bugün şubeler olduk. Şubelerimizle birlikte toplu üretim noktasında fabrikamızı kurduk.Şuanda Türkiye dışında Yurtdışına ihracatlar yapıyoruz. Pastacılık sektörü ile birlikte oteller, düğün salonları işletiyoruz”dedi..
BABASININ YAPTIĞINI ODA EVLADINA YAPIYOR
Dededen torun miras ustalıkta üçüncü kuşaktan torun Müslüm Yağcı’da kendi çocuklarını şimdiden pastacılığa hazırlayarak “Zaman zaman kendi evladımıda buraya alıştırıp ona garsonluk yaptırıyorum. Üniversiteyi bitirdikten sonra benimde dışarıya gitme düşüncem vardı, ama ne olursa olsun burası bizim evimiz, aile şirketine devam ediyorum. Babamızın bizi alıştırdığı gibi bende çocuklarımızı alıştıyorum.”diyerek mesleğin kuşaklar arası devamını işaret etti.
“DEDEM BAŞ USTAMIZDIR”
İlerleyen yaşına rağmen halen her gün işletmeye gelen Dede Müslüm Yağcı’nın ürünlerin tadına baktığını söyleyen Torun Yağcı “
Bugün Dedem bizim baş ustamızdır. Pastaneye geldiği zaman kontrollerini yapar, tadımları yapar, varsa bir sıkıntı hemen müdahale eder.Dedem geldiğinde hazır ol vaziyetinde bekleriz. Biz isteriz ki dedem geldiğinde sorun olmasın mutlu olsun.Bunu asla yüzde yüz yapamadık mutlaka bir şey bulur. Ve dediğide çıkar. Buda büyük ustanın tecrübesi.
Geçmişte yaşanan zorluklar bugün ise teknoloji ile gelen kolaylıklar var.O zamanlarda şeker bulunmazken bugün teknoloji ile tüm ekipmanları anında tedarik edebiliyoruz.Bizim için bunlar artık problem değil. Teknoloji ile birlikte şuanda günlük yaptığımız üretim anında tükeniyor. Yeni bir ürün çıkardığımızda süreçin uzun olmasını beklerken bir anda bitmiş oluyor yerine yeni bir ürün çıkmış oluyor. Eskilerde uzun pastalar yok satarken şimdilerde turta dediğimiz pastalar çok satılıyor. Buda nesilden nesile yaşanan değişim süreci. Bizlerde yeni nesil olarak önceden elle yapılan kesimleri şu anda lazer makinelerle kesiyoruz. Bunlarla teknolojinin tüm imkanlarını kullanmış oluyoruz”dedi.
KARAMİŞ İLE ULUSLARARASI MARKA
İkbal's markasının büyüme sürecinde kurulan Karamiş Fabrikası, bugün Türkiye'nin 77 iline ürün gönderiyor.Karadut özü ile markalaşan Karamiş, hediyelik ürünlerden dondurulmuş pasta çeşitlerine kadar geniş ürün yelpazesiyle faaliyet gösteriyor.Polatlı'da üretilen ürünlerin Avrupa raflarında yer alması ise aile için ayrı bir gurur kaynağı.
İkbal’s pastanesi ile birlikte Karemiş fabrikası bugün Türkiye içi ve uluslararası faaliyet gösteren genç işletmeciler aslında dedenin hayalini gerçekleştirmiş.”Dedemin en büyük hayaliydi” diyerek söze başlayan Yağcı “ aslında dedem yaptığı pastaların Türkiye'de her yere gitmesini istemiş. Onun bu hayalini bizler kurduğumuz Karamiş Fabrikası ile önce hediyelik olarak başlayarak ardından dondurulmuş pastalarımızı toptan bugün Türkiye'de 77 bölgeye dağıtıyoruz. Van’da satılıyor Batıdan Doğuya ürünlerimizin olması bizi çok mutlu ediyor. Türkİye sınırlarını aşarak ürünlerimizi pek çok ülkeye gönderiyoruz. Dedem çok yoruluyoruz diye zaman zaman bize kızsada aslında mutlu olduğunu biliyoruz”
“MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ OLMAZSA OLMAZIMIZDIR”
İşletmeci Müslüm Yağcı’nın yeni nesile mesajı ise ; “Ticaret eskisi gibi değil .Teknoloji her geçen gün ilerliyor. Bizler geçmişle ile bugünün arasındaki farkı tartabiliriz. Yeni nesilde çok daha farklı olacağını düşünüyorum. Çok iyi hatırlarım kredi kartı kullanımı ilk başladığında çok heyecanlanmıştım. İmza alırdık, şimdilerde bunlar çok eskide kaldı. Ticaret içinde en önemli şey müşteri memnuniyeti. Müşteri mutlaka o lezzeti arar ve geri gelir. Önceliğimiz müşteri memnuniyetidir.”sözleri ile uzun soluklu ticaretinde işaretini verdi.
HABER:AYSUN YILMAZ BENLİ
