Cumhuriyet Halk Partisi Polatlı İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği Danışma Kurulu toplantısında parti içi temel sorunlardan seçim hazırlıklarına kadar birçok başlık ele alındı. Toplantıda yerelde ve genelde iktidar hedefi öne çıkarken, parti emektarları Ankara ve Polatlı özelinde eleştirilerini de dile getirdi. “Birlikte Daha Güçlüyüz” sloganıyla gerçekleştirilen CHP Polatlı Danışma Kurulu toplantısında, örgütlenme çalışmaları, seçmene ulaşma stratejileri ve yerel siyasetin geleceği masaya yatırıldı. Toplantıda dikkat çeken mesaj ise “iktidar” oldu. Partinin geçmiş dönem yöneticileri ile milletvekilleri ve parti meclisi üyeleri aynı salonda buluştu. Eleştirilerin de dile getirildiği toplantıda birlik ve seçim hazırlığı vurgusu öne çıktı.Cumhuriyet Halk Partisi Polatlı İlçe Başkanlığı’nın Danışma Kurulu toplantısında birlik mesajları kadar parti içi eleştiriler de dikkat çekti. Geniş katılımla gerçekleşen toplantının yapıldığı salonda, tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ve CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’a özgürlük çağrısı taşıyan dövizler öne çıktı.
Cumhuriyet Halk Partisi Polatlı İlçe Başkanlığı Danışma kurulu toplantısına, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Ankara milletvekili Gamze Taşçıer, CHP Ankara milletvekili , Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Aliye Timisi Ersever, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya , Cumhurbaşkanlığı aday ofısı, Aile Sosyal Politikalar kurulu başkanı Aylin Nazlıka ,CHP Parti Meclis üyesi Volkan Memduh Gültekin, PM üyesi Saniye Barut, PM Tuğçe Hilal Özkan, Gençlik kolları MYK üyesi Can Deniz Çınar ,CHP İl Sekreteri Yüksel Işı Önceki dönem TBMM başkan vekili Ankara milletvekili Levent Gök, İl Başkan yardımcıları Polatlı geçmiş dönem ilçe başkanları CHP belediye meclis üyeleri ve parti yönetimi ve üyeler katıldı.
Saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Danışma kurulu toplantısının açılış konuşmasını yapan CHP Polatlı ilçe Başkanı Melih Çınar, partililerine iktidar mesajı vererek Tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ve CHP Ankara il başkanı Ümit Erkol’a özgürlük çağrısını yineledi.
“2024 YILINDAN SONRA BELEDİYELERİMİZE ÇOK SAYIDA OPERASYON BAŞLATILMIŞTIR”
CHP'li Belediyelere yönelik yapılan operasyonlar ve peşi sıra gelen tutuklamalara ilişkin konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Polatlı ilçe Başkanı Melih Çınar, “ Ülkemizde son yıllarda tanıklık ettiğimiz tablo sandıkta bükülemeyen bileğin, adliye koridorlarında ve idari vesayet makamlarında kırılmaya çalışılmasıdır.”dedi. Çınar “Demokrasimizin temel taşı olan yerel yönetimlerimize karşı giderek sistematikleşen ve hukukun adeta sopa olarak kullanıldığı saldırıları değerlendirmek, bu saldırılara karşı neler yapabileceğimizi konuşmak, mahalle ve sandık örgütlenmesi üzerine tartışmak ve görüşlerimizi bildirmek için toplanmış bulunmaktayız.
2024 yerel seçimlerinden sonra belediyelerimize yönelik çok sayıda operasyon başlatılmıştır. Ülkemizde son yıllarda tanıklık ettiğimiz tablo sandıkta bükülemeyen bileğin, adliye koridorlarında ve idari vesayet makamlarında kırılmaya çalışılmasıdır.
Hukuk bağlamında en temel ilkelerin rafa kaldırıldığı, masumiyet karinesinin hiçe sayıldığı bu süreç, yalnızca belediye başkanlarımıza ve partimize değil, doğrudan halkın seçme ve seçilme hakkına yapılmış bir müdahaledir.
“PARTİMİZ İKTİDAR CEPHESİNDE KORKU VE ENDİŞEYE YOL AÇMIŞTIR”
31 Mart mahalli idareler seçimlerinden bu yana partiye yönelik saldırıların yapıldığını söyleyen Çınar , CHP'nin iktidar cephesinde korku ve endişeye yol açtığını iddia ederek “bu saldırıların nedenlerine bakalım. 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinde Partimiz sandıktan 1. parti olarak çıkmış, belediyelerimiz ülke nüfusunun önemli bir bölümünü yöneten bir pozisyona gelmiştir. Belediyelerimizin 31 Mart 2024 sonrası göstermiş olduğu yönetim şekli, halkla doğrudan temas eden, siyasi güven üreten güçlü profili, iktidar cephesinde korku ve endişeye yol açmıştır.
Yerel yönetimlerde başarılı olan belediye başkanlarımız, zamanla halkın istekleri ve beklentileri neticesinde ulusal siyaset açısından etkili aktörlere dönüşmüştür. Bu husus iktidar cephesinde siyasi tahammülsüzlük yaratmıştır. 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinde başlayan ve dalga dalga büyüyen yükselişimiz adliye koridorlarında durdurulmaya çalışılmaktadır.
Yerel yönetimlerimize karşı gerçekleşen hukuki saldırının bir başka nedeni ise kaynak ve rant kontrolünün kaybedilmesidir. Belediyelerimizin halkın yararına kullandığı bütçeler ve şeffaf ihale süreçleri, yıllarca süregelen rant düzenine sekte vurmuştur. İktidar, kaybettiği kontrolü temelsiz soruşturmalar ve kayyumlar aracılığı ile yeniden sağlamaya çalışmaktadır.
“SANDIKTA KAZANSAKTA YÖNETMEMİZE VERİLMİYOR “
CHP’li belediyelere yönelik gerçekleştirlen operasyonların vatandaşların adalete olan inancını zedelediğine dikkat çeken CHP’li başkan Çınar “Belediyelerimize yönelik gerçekleşen hukuki saldırılar vatandaşın adalete olan inancını zedelemiş, yargı bağımsızlığına dair şüpheleri derinleştirmiştir. Seçilmiş başkanlar görevden alınarak halk iradesi alenen gasp edilmiştir.
Vatandaşın demokrasiye olan inancı da zedelenmiştir. Yerel yönetimlerimize karşı gerçekleşen bu saldırılar seçmende;"Sandıkta kazansak da yönetmemize izin verilmiyor.""Biz kimi seçersek seçelim istediklerini getiriyorlar" algısı yaratmaktadır.
Gerçekleşen hukuki saldırılar neticesinde belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması belediye hizmetlerinde süreklilik sorunu yaratmaktadır. Belediye meclislerinde sandalye sayılarının değişmesi, yeni başkanvekili seçilmek zorunda kalınması, kayyım atanması belediye hizmetlerinde sürekliliği zedelemektedir.Belediye başkanlıklarında yaşanan bu süreçler devam eden projelerin gecikmesine, sosyal yardım mekanizmalarının yavaşlamasına, kurumsal hafızanın zarar görmesine, belediye personelinin siyasi baskı ve belirsizlik altında çalışmak zorunda kalması sonucunu doğurmaktadır.
Yerel yönetimlere yönelik hukuki saldırılar aslında sadece belediyeleri değil, doğrudan demokrasinin işleyişini de ilgilendiren bir meseledir. Son dönemde ülkemizde çok sayıda belediye başkanı hakkında soruşturmalar açılması, bazı belediye başkanlarının tutuklanması ve görevden alınması iktidar eli ile kamuoyunda çoğunlukla yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları üzerinden yansıtılmaktadır. Elbette ki hiçbir kamu görevlisi hukukun üstünde değildir, yerel yönetimlerin de şeffaf ve denetlenebilir olması gerekmektedir. Ancak burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta, bu süreçlerin yalnızca hukuki denetimden ibaret olmadığıdır. Burada siyasi saiklerle yürütülen ve hukuku araç olarak kullanmak sureti ile halkın iradesine ket vuran bir uygulama mevcuttur.
Çünkü yerel yönetimler, halkın doğrudan oylarıyla seçilmiş kurumlardır. Bir belediye başkanının görevden alınması, sadece bir kişinin değil, o kişiyi seçen seçmenin iradesinin de tartışmaya açılması anlamına gelir. Burada çok önemli ve uzun vadede yargıyı, hukuku ve demokrasiyi zedeleyen sonuçlar doğmaktadır. Bu sonuçlardan en önemlisi hukuk ile siyaset arasındaki sınırın bulanıklaşmasıdır. İktidar siyaset eliyle başa çıkamadığı başarısızlığını ele geçirilmiş yargı kolu ile alt etmeye çalışmaktadır.
Hukuk gerçekten herkes için eşit ve tarafsız işlememektedir.”dedi.
“BU MÜCADELE YALNIZCA PARTİ MÜCADELESİ DEĞİL, SANDIĞIN, HUKUKUN, DEMOKRASİNİN SAVUNMA HAKKIDIR”
Ülkenin değişime ihtiyacı olduğunun altını çizen Çınar;”Bu süreçte temel görevimiz hukuku savunmak, demokrasiye sahip çıkmak, halk iradesi ile seçilmiş olan belediye başkanlarımızın yanında olmak ve halk iradesinin gasp edilmesine karşı demokratik mücadeleyi büyütmektir.Bu mücadele yalnızca parti mücadelesi değil, sandığın, hukukun, seçme ve seçilme hakkının, demokrasinin savunulmasıdır. Bu ülkenin değişime ihtiyacı var ve o değişimi gerçekleştirecek olan güç biziz. Ama bu güç kendiliğinden ortaya çıkmaz. Bu güç, mahallede kurulur, sandıkta büyür. Açık konuşmak gerekiyor. Eksiklerimiz var. Mahalle örgütlenmelerimizde zayıf olduğumuz yerler var. Ama şunu çok net söylüyorum: Bu bir kader değil. Bu tabloyu değiştirecek olan da biziz.Biz, umudu örgütleyen bir partiyiz. Ama umut sadece sözle değil, emekle büyür. Kapı kapı dolaşmadan, seçmenin gözünün içine bakmadan, mahallede var olmadan başarı gelmez. Her mahallede bir kıvılcım yakacağız. O mahallede yaşayan herkes bilecek ki Cumhuriyet Halk Partisi orada, onların yanında. Düğününde de cenazesinde de, derdinde de umudunda da biz olacağız.
Sandık örgütlenmesi bizim namusumuzdur. Sandık sadece oy sayılan bir yer değildir; sandık, halkın iradesinin ortaya konulduğu yerdir. Ve o iradeyi koruyacak olan bizleriz. Seçim günü değil, bugünden başlayarak her sandığın sahibi olacağız.”şeklinde konuştu.
“YENİ BİR BAŞLANGIÇ YAPALIM, BİZ KAZANMAK ZORUNDAYIZ”
Polatlı özeline yönelik çalışmaları aktaran Çınar konuşmasını şu sözlerle tamamladı:”
Okul ve sandık görevlilerimizi hemen hemen tamamladık. Sağlık ve özel problemlerden dolayı destek olamayacak arkadaşlarımızın yerine yeni arkadaşlarımızı yerleştiriyoruz.
Değerli arkadaşlar,
Bu mücadelede en büyük gücümüz insan kaynağımızdır. Gençlerimiz var, kadınlarımız var, yıllardır emek vermiş yol arkadaşlarımız var. Her birini bu sürecin merkezine koyacağız. Kimse kenarda kalmayacak. Herkes sorumluluk alacak, herkes bu hikayenin bir parçası olacak. O yüzden üyelerimizden ve gönüllülerimizden isteğimiz ellerini taşın altına koymaları, aktif çalışmalarımıza katılmaları.
Artık mazeret üretme dönemi bitmiştir. Artık çalışma, üretme, örgütlenmemizi büyütme zamanıdır. Biz kazanmak zorundayız. Çünkü bu sadece bir siyasi yarış değil; bu, çocuklarımızın geleceği meselesidir. Bu, adalet meselesidir. Bu, demokrasi meselesidir. Türkiye'de kazanır.
Ve şunu unutmayalım: Sandıkta kazanmak isteyen, mahallede kazanır. Mahallede kazanan, Türkiye'de kazanır. Gelin, bugünden itibaren yeni bir başlangıç yapalım. Daha çok çalışalım, daha çok sahada olalım, birbirimize daha çok sahip çıkalım. Omuz omuza verelim. Çünkü biz başarabiliriz. Çünkü biz haklıyız. Çünkü biz birlikte güçlüyüz”
HABER:Aysun Yılmaz Benli